Blogda Ara

3.07.2008

Can Yücel'le Söyleşi...!


12/8/2007
Zaman zaman komşuma uğruyorum, sohbet ediyoruz.Birkaç gün önce uğradığımda bu kez sohbetimizi kayda geçeyim ve sizinle de paylaşayım istedim. Amaç bu olunca sohbet, sohbetten çok sorulu yanıtlı bir söyleşiye dönüştü. Değişik konularda ne diyordu Can Baba? Kuru bir söyleşi oldu gerçi... Ben sordum o yanıtladı.

S-“Merhaba!”

-Merhaba!


S-“Manzaraya karşı keyfin keyf, gelenin gidenin eksik olmuyor...”

-Ölüm bir eşek şakasıdır
Gelir geçer göçer
(İrtihal)


S-“İyi de, dünya haline bakarsak, gidenler mi şanslı kalanlar mı?”

-Ölümün at yarışı olmaz
Kimi plâse gelir kimi ganyan
Ecel değil, ölendir kazanan
Bu sittirici ülkemizde.
(Podyum)


S-“Oradan da böyle mi görünüyor memleket!”

-Türkiyenin Manimarkasında bişeyler kokuyor
Kimine göre tuz, kimine göre et,
Hamlet!
Hamleeeeet!
(Shakespeare Üzre)


S-“Desene ört ki ölem! Bir yanlışlık olmasın Can Babam benim? Seçimler yapılalı bir ay oldu olmadı. İstikrar kazandı hayırlısıyla. Küreselleşme, karşılıklı bağımlılık, IMF, iç borç, dış borç dalgaları arasında yüzen bu geminin AKP gibi bir kaptan köşkü ve Recep Tayyip Erdoğan gibi başarılı, yiğit, ulemadan bir kaptanı var çok şükür!”


-Yanaşmadan önce dağıldı iskeleye
Önce karinesi, sonra sintinesi
Derken alt-vasat-ve üst güvertesi
Baş üst-vasat-alt
Ardından kıç üst-vasat-alt yolcuları
Dağıldılar bir meçhul semte
Kırlangıçlarleyin ellerinde fileleri, çantaları
Kimisi dargın eski çifteciler
Dağıldılar kırlangıçlarleyin bir meçhule
Deniz su döküyor arkalarından
Haydan gelip huya giden cümlelere
Kaptan köşkü yüzüyor dalgaların üstünde
Şakuli bir bok gibi
Kaptanı tayfasıyla
(Türkiyat Vapuru)



S-“Yok Can Babam benim, vaziyet o kadar da kötü değil. Bir kere zor zamanlarımız için arkamızda güveneceğimiz stratejik dost, müttefik ve ortağımız ABD var. Gerçi terör konusunda yardımcı olmuyor, dahası PKK’yı kollayıp silahlandırıyor ama...”

-Yardımı kesildi ya Amerikan Dostluğunun
Gençler, kendinize mukayyet olun!
Kime saldıracağı belli olmaz haaa
Adetten kesilmiş kibar orospunun.
(Menapoz)



S-“Öyle diyorsun ama şimdi bizim yeni moda solcularımız var. Onlar bile ABD’ye ve emperyalizme karşı çıkmak bir yana, karşı çıkanlara saldırmayı görev biliyorlar”

-Döğme yaptıracaktım pazıma
DÖVMELİ BU DÜRZÜLERİ! Diye
Caydım sonra,
Bu dürzüler dövmekle bitmez ki!
(Caydım)


Bu dürzüler hapşırsın diye bekliyorum
Geç geber! Diye bağırmak için.
(Temenni)

İnce uzun bir hayvan
Çarpıyor
Çarpıyor
Çarpıyordu kendini taşlara.
Canı mı sıkılıyor
Can mı çekişiyordu yoksa?
Yok efendim dedi yanımdaki adam
Gömlek değiştiriyor yılan
Bu hallerden anlarız dedi az çok
Biz de sınıf değişmiştik bi zaman
(Değişim)



S-“22 Temmuz’dan sonra Ilımlı İslâm Devleti olduğumuz Batılı Dostlarımızca da (!) açık açık ifade edilmekte. Demokrat(!) AKP’nin karşısında en büyük engel olarak TSK görülmekte ve planlı bir yıpratma süreci çoktandır başlamış bulunmakta. Dinci Devlet-Askeri Darbe olarak dayatılan ikileme ne dersin?”


Ne cami ne de kışla
Kendi duvarıma işedim ben,
O da mı suç yani?
Abdestsizim ikisinin arasında
Sağım solum sobe!...
(Sobe)


S-“Bu arada bir de Cumhuriyet tartışılır oldu?”

-Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
Ben kendimi bildim bileli bu böyledir
Diyor muhtar:
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
Yaşasın Cumhuriyet diye
Bunun üzerine de ekran karardı.

Korkarım bu, sade Gölköylülerin değil, ûmûmumuzun
Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet.
(Yaşasın Cumhuriyet)



S-“22 Temmuz sonuçlarından sonra halkın bilinç düzeyi üzerine rivayet muhtelif...”

-Bu millet uyuyor, azizim,
Dedi Arpacızâde Feyzullah Efendi
Hem de
Uyurken esneyerek
(Mışıl)


S-“Yani bir uyuyan var ama!”


-Dünya öküzün boynuzları üstünde dururmuş,
Her kıpırdayışında öküz, deprem olurmuş...
Oysa dünya, halkların omuzları üstünde durur
Kıpırdasın da gör!
(Sizmografi)


S-“Bir de tesettür sorunumuz var!”

Tesettürde dünya markası
Çıplaklık
(Nü)


S-“22 Temmuz sonuçları üstüne söylenmedik kalmadı... Kaldı mı yoksa?”

-Minarenin kılıfı
Soyuldu İşçi Sınıfı
Soyuldu Rençper
Soyuldu Memur
Soyuldu Esnaf
İnsaf!
Hüppürtülü mü okunacakmış ezan
Hüppürtüsüz mü?
Pekk bi ipimdeydi lan!
Hadi gaari!...
(Tekerlenme)


S-“Olur mu yav Can Baba, medyanın koyduğu adla triumvira, yani Erdoğan, Gül ve Arınç kafa kafaya verip sorunlara çareler aramaktalar...”


-Kahvenin ücra masasına
Oturmuş üç kişi
“Batak” oynuyorlar
Devlet işleri hakkında
(Gizli Örgüt)


S-“Bir de, 301 tartışmalarından 367 tartışmalarına kadar bir sürü tartışma yaşadık yaşıyoruz...”

-Kanun çalacağız diye çıkıp orta yere
Kanunu çaldılar yere.
(Kanunî)


S-“Atatürk Cumhuriyeti’nin yokluklar içinde kurduğu, yoktan var ettiği ekonomik değerlerin özelleştirme adı altında haraç mezat satılmasının ve alınan üç kuruşun da üretime ve istihdama yönelik olarak değerlendirilmesi bir yana, bir kısmı borç faizi olarak küresel ve yerli sermayeye aktarılırken bir kısmının da yandaşlara çeşitli yollarla peşkeş çekilmesinin...”


-Ne hayır gelir öğüttüğü undan, sunmadığı somundan
Taşıma suyla dönen değirmenin.
(İktisadî)


S-“Çağın en güzel gözlü maarif müfettişinden sonra yeniden yapılandırılan insan yetiştirme düzenimize ne diyorsunuz?”

-Kuzu gibi olun diyorlar
Büyüyüp ortaya çıkınca
Koyun gibi gütmek için sizi
(Beşik Dürtmesi)


S-“Gelelim Sivil Anayasa tartışmalarına...”

Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!

Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!

Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!


Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman
(Anayasası İnsanın)



S-“Yani önce de sonra da insan...”


İNSANIM BEN... VE TANIĞIM
KENDİM OLAN O TANSIĞA...
(Tansık Gerçekçiliği)


S-“ Mekânına gelenleri başucunda Can Taşı, bir ömrü sığdırdığın bir tümce ile karşılamaktasın. “Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”. Âdet olduğu üzre bir de mezar taşı konulsaydı eğer ve sen yazsaydın?”

İstenmeyen o rüyanın parçasıydım
Hani güneş hani aydım
Aymazoğlu bir sarhoştum
Kimi dolu kimi boştum
Tüm maratonlarda koştum
Koşumların atmış hergele
Tavla oynar zarı gele
Ne met ne de cezir
Anam ağlar gide gide
Basurumdan başlar bezir
Taşındaydı nazım bezir
Bir Sultan'dan beri yesir
Serilmiş altına hasır
Orhan gibi müzmin nasır
Yıktın mıydı yerle yatır
Kalktı mıydı İsa Musa
Bazan uzun bazan kısa
Şeytan ileydi dünür
Kamışında bir mühür
Dövmeyinen dövülmüşnen
Dağa çıkmış gümüşliylen
Çıktı mıydı lamülahe
Her yanı dağdan lale
İndi miydi bir lekeyle
İne çıka ine çıka
Şiiri pençe sırtın yaka
Bu dünyaya baka baka
Zeynep'le aşktan Ayşe
Can olduğundan nâşe
Kar yağdığından meşe
Bakmayın bu gebeşe
Çıktıysa da arşa
Dikiynen kaşağnan
Kabirine mezarına
N'olur arazozla işe.
(Can’ın Mezartaşı’na)


S-“Son bir sözün var mı Can Baba?”

Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttüm
Deydi yorgunluğuma
Bi ölüm kaldıydı onu da gördüm
Beni pişman etmedi doğduğuma
(Sonsöz)


S-“Haydi hoşça kal...Yine allak bullak ettin gönderiyorsun beni. Üç gün sonra Pazar’a görüşürüz. Can dostları da burada olacak, hep birlikte söyleşiriz....”

(ALINTIDIR)
Dipnot: http://onpunto.com/ShowBlog2.aspx?Web=gaffarabla&CId=32978

Hiç yorum yok: