Blogda Ara

12.06.2010

AYKIRI SOZCUKLER







(,,,,,,,,,GİDİŞİN BİR AMBULANSIN SİREN SESİ GİBİYDİ YOL VERMEKTEN BAŞKA ÇAREM YOKTU,,,,,,,,,,)
Bazen dur demek yetmez
Gidenin ardından
Giden mecbursa gitmeye
Ve ben mecbursam kalmaya
Ve hiçbir söz yetmez gideni durdurmaya...

......Gitmesini istemeden gönderdiklerin
Ve gel desende getiremediklerin
Olmadan mecbur kalırsın yaşamaya
Hayatın temel kuralıdır belki
Ama
Her şeye rağmen seven bırakmayandır...

***
Söylenecek başka bir şeyim yok artık..
Unutmak istemiyordum oysa, güzel kalan yaralar vardır çünkü...
...Limon kokulu yağmurlu kadınlar vardır.
Hiç unutmayan kadınlar vardır..
Herşeye rağmen yağmur kalan kadınlar vardır...
Ben iyiyim şimdi sen nasılsın?
***
" İbn-i Sina'ya:

- dünyada devası olmayan bir dert var mıdır? diye sorduklarında:
...
- derdin devasızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır, cevabını vermiş."
***
Nokta koyduysan bir kere çevirmeyeceksin onu virgüle, ne şüphe kalmalı ne de tek bir soru işareti geriye...!!!
***

BEN Kim miyim ??.. Duymasını Bilene SES.. Çekmesini Bilene NEFES.. Gitmesini Bilene HEDEF'im.. Değerini Bilene SEDEF.. Yaşamasını Bilene HAYAT.. Sevmesini Bilene YÜREK.. Yüreğini Sunmasını Bilene KIYMET.. Savaşmasını Bilene ZAFER'im...

***

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır, ya canın acıya acıya adım atacaksın, yada canını acıta acıta söküp atacaksın... Her iki yolda da, tek bir gerçek olacak; CANIN ÇOK AMA ÇOK ACIYACAK!!"

***

Bir insana zorla sevdiremezsin kendini ''BANA GÜVEN'' diyemezsin eğer kalbindeki yangını hissetmiyorsa ve aslında güvenmeden seviyorsa O'na bir tek söz söyleyebilirsin. SEN BİLİRSİN. . . !
***

Yeni bulduğun arkadaşları kaleme,eskileri silgiye vurma.Kalemin ucu kalbine batarsa,silginin yumuşak şevkatine muhtaç olursun...

***

Çok mu şey istedik acaba hayattan.? Hiç mi haketmedik sıcak bir sarıLmayı.? Hep yanLış kişiLer için mi akmaLıydı gözyaşLarı.?
***

BiR ŞeReFsizE iNat SusuyorSam,oNa VerDiğiM En qüZeL cevap Bu oLsa qerek.. UNUTMA ihanetin zevki çoksa,,, aFFı yokTuR..


***

Bir bavul dolusu cümle var defterimde. Yara bandı tutmayacak kadar derin tümcelerim. Sen yollarına yirmi dokuz harfle acı döşeyen birine, "Yara"değilde, "Yâr" diyebilir misin?..Sunay Akın
***

Aşk kaçmaktan çok kovalamayı sever,
Görmekten çok özlemeyi,
Dokunmaktan çok düşlemeyi,
Ve aşk öyle haindir ki,
Nerde imkansız varsa onu sever
***

Kimi seversen sev, nasıl seversen sev, unutmaki
bilinmeyecek değerin. Ne yaptığın ya da nasıl yaptığın
değil,yapamadıklarınla sorgulanacak, suçlanacaksın...Yıllarca döktüğün
gözyaşına bakmadan, belki “bir an yaşadığın tebessüm” batacak birilerine,
nasıllar sorulmadan, nedenlerle yargılanacak,ağlayacaksın!
ağlamak istemiyorsan; Kimsede... MÜEBBET KALMAYACAKSIN.....
***
ben en son güvenimi beni yarı yolda bırakanda bıraktım.
tahammülsüzüm
.
samimiyetler sahte geliyor artık
ne insana , ne de insan görünümlü
olanlara inanıyorum ..
bakıyorum ,
seçiyorum ,
gülüyorum ,
geçiyorum ,


***
Tırnak etten kopar ama sadece et acır…Ve biliyor musun? Can hem tırnak kopunca acır hem de yerine yenisi gelirken...
***
Aşk ağır yükler bindirdi omzuma.
Ne taşımaya''GÜCÜM''var,ne de atmaya''CESARETİM''..Çığlıklar arasında sağır ve de dilsizim..
Ne duyup anlatmaya isteğim var, ne de konuşup anlatmaya mecalim…
Aşk diye birşey yaşıyorum.
......Ne''TEK''taraflı demeye dilim var...
.....................Ne de''KARŞILIKLI''olduğuna ispatım..
Sessizce bekliyorum ama Ne daha fazla beklemeye''SABRIM''var.. Ne de boşver diyecek ''YÜREĞİM''...

***
"Yalnızca bir düşünceden ibaretken, yolculuk önemlidir. Yolculuk başladığında ise yoldur önemli olan.. Ulaştığın yer mi daha değerlidir, bıraktığın yer mi? Yoksa yalnızca sen mi değerlisin? Bir yere anlamını veren insansa eğer, sen neredeysen, orası değerlidir."

***

Bir gönlü mü kırdın,ağlamalısın. Hele özür dilemesini bilmiyorsan,senden dost olmaz,senden yaren olmaz.Ya
incittiğin,kırdığın gönlü Allah seviyorsa,Resulullah seviyorsa... Hatta
arz-u sema dahi seviyorsa..Nerden bileceksin? Bilmiyorsun..Bilseydin ödün kopardı dokunmaktan...( MEVLANA )

***

‎"yanıtsız kalabilir mi ten ?
iyi niyetle sorulmuş bir soruyken aşk

sorusuz kalabilir mi aşk ?
...kötü niyetle sunulmuş bir yanıtken ten
...
cevap veriyorum:
ten nedir aşk varken ?Küçük İskender

***

Hayır sus! Gitmeni anlarım ama sus.
Bahanelerini cüzdanına kaldır..
"Gitmek ...zorundayım"la başLayan cümlelerini ağzının içine topla...
Küçükken öğrenememişsin...
''Ağzında yalan varken konuşma...!

Özdemir Asaf ‎...

***

Madem oyun oynuyorduk...
Hazır sen bu kadar kaptırmışken rolüne kendini...
Perdeler kapanmadan son bir kez,
Hayran bıraksaydın beni kendine...
Öyle ki bende alkışlarla uğurlasaydım seni...
JABO
***

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa, güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.” Mevlâna

***
'Aşığım sana' cümlesinin sonundaki 'a' harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, Sen hala 'Aşığım San' beni...
Aziz NESİN

***
''Ne çocuklar gördüm ben kolları kopmuş, bacakları parçalanmış. Ama hiç biri ruhu gitmişler kadar olamaz çünkü onun için protez yoktur.''

***
İyiydik ama biraz da yangındık hatta çokça yanılmıştık.. Sancılıydık dibine kadar fakat bu bir doğum müjdesi değildi.! Bu, elimizde kalan son nefesin atar damarlarımızdan derin derin çekmesiydi ruhumuzu.. iyiyim demek neye yarardı ki ama böyle söylemek zorundaydık, Olmasaydı \'lar olmayaydı da, ben de seninle dolmasaydım ve solmasaydım.!! Solmak bir şey değil soluksuz bıraktın beni ey yar..!!

***

"Uyurken saydığım koyunların hepsini sana adak olarak kestim. Endişeli ters bir rüyasın. Bunu aşka yor, meşke yor, sana yor, bana yor ki;herkes beni sana tabir sansın.."
endişeli bir rüya yorumu..

***

Ne GİDENLER Derdimdir, Ne GELENLER Çaremdir! Gelen Bir şey KATMAZ, Giden Bir şey EKSiLTMEZ. GEL Ya da GELME Artık Hiç Farketmez!

***
Baktım hayatın tadını çıkaramıyorum; tadını kaçıranları hayatımdan ÇIKARDIM....

***
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
“Susmalıyım belkide. Kefenleyip tüm kelimeleri, cümleleri, öylece mısraları gömmeliyim. Ne sahibim bu yerde nede kiracı, Sadece bir ömürlük misafirim ben. Yüreğimiz kıymet bilene emanet...”

***





***

21.01.2010

AŞK;


Topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır,
Ya canın acıya acıya adım atacaksın,
Ya da canını acıta acıta söküp atacaksın.
Her iki yolda da tek bir gerçek olacak;
CANIN ÇOK AMA ÇOK ACIYACAK...!!!

7.01.2010

HAYAL KIRIKLIKLARIMIZ

Hepimizin hayatında hayal kırıklıkları vardır... Yaşadığımız büyük hayal kırıklıkları... O korkunç gerçekle yüzleştiğimiz anlar… En çok da ilişkilerimizde yaşadığımız hayal kırıklıkları acıtır canımızı…

Ulaşmaya çalıştığın şeyin aslında o şey olmadığını, yıllarını boşa verdiğini anlamak gibi...

Bir şarkıyı söylerken bi...rden artık o şarkıyı kimsenin hatırlamadığını anlamak gibi...

Hayaline dokunup..Onunla olamamak gibi

Bir gece uyanıp yanındakine tüylerin ürpererek bakmak gibi...

Ya da sen ona çok alıştığını farkettiğinde onun 'büyü bitti' demesi gibi...

Bir adım atabilsen herşey değişeceğini çözdüğün anda artık yürüyemediğini anlamak gibi...

Aniden herkesin içinde birine aşık olduğunu belli eden bir laf ettiğinde herkesle birlikte onunda gülmesi gibi...

Ya da hayatının aşkının gözünün ucunda bir damla olarak durması gibi..

Aşık olduğuna pişman olmak ama bir türlü tüketememek gibi...

Ya da yıllardır baktığın aynanın camının kırık olduğunu anlamak gibi...

Onurlu bir hayat yaşayım derken, bütün eğlenceyi kaçırdığını görmek gibi...

Ya da, onunla konuşmak için can atarken msn'de seni blokladığını anlamak gibi...

Kucağındaki kedinin aslında oyuncak olduğunu anlamak gibi...

Gece rüyada tuvalete gittiğini sanırken aslında uykuda yatağı ıslattığını anlamak gibi...

Yıllar aynı devam ediyor derken, elini attığında yüzünde kırışıklıkların varlığını hissedip yaşlandığını anlamak gibi...

Yediğin kuru ekmek içinde en sevdiğin şeyin olduğunu hayal ederken birinin ekmeğinin içinin boş olduğunu söylemesi gibi…

Kimseye kendini anlatamadığın için acı çekerken, kendimi anlatmak zorunda olduğum bu insanların yanında işim ne demek gibi...

Ya da için kan ağlarken gülmeye çalıştığın için aslında hiç üzülmediğini düşünmeleri gibi...

Tatlı uykunda tatlı yerlerde gezinirken karanlık bir odada yapayalnız uyanmak gibi...

Çok şey hissettiğin birinin ardından koşup yetişmeye çalışırken tam yetiştim dediğin anda onun başkasına sarıldığını görmek gibi...

Ya da başını çevirdiğinde hiç kimsenin seni dinlemediğini anlamak gibi...

Sevdiğin adamla konuşabilmek için onu aradığında telefonun hep meşgul çalması ve onun başka biriyle konuşarak mutlu olduğunu anlamak gibi...

Ya da hayatını verdiğin kişinin senin yüzüne gülerken aslında seni o anda aldattığını dakika dakika saniye saniye öğrenip yıkılmak gibi...

Bazı sabahlar uyandığında hala bazı şeyleri unutmamış ve aşamamış olduğunu anlamak gibi...

Ya da aldattığın kişinin, çaresiz sandığın ve ona istediğini yapabileceğinden emin olarak eve girdiğinde artık evde olmadığını anlamak gibi...

Ve yine unuttum sandım dediğin anda bir şeyin sana onu hatırlatması gibi...

Ya da cok sevdiğin hayranı olduğun bir şarkıcının konserine bilet alıp gittiğinde aslında konserin önceki gün olduğunu öğrenmek gibi...

Yıllarca beklediğin kişinin hiç gelmeyeceğinden emin olduğun an gibi...

Ya da eskiden çok üzgün ve kırgın gittiğin evine yıllar sonra ayakta ve dimdik gittiğinde artık bunu göstereceğin annen ve babanın olmadığını anladığın an gibi...

Çok yaşamak istediğin bir ilişkinin boğazında bir düğüm olarak kalması gibi...

alıntı

BİR FOTOĞRAFA

Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım....
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

NAZIM HİKMET