Blogda Ara

Fıkra Merkezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fıkra Merkezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.09.2008

PATRON SEKRETERE

Patron Sekretere :
Bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız. Ona göre hazırlan.
Sekreter kocasını arar :
Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın.
Kocası sevgilisini arar :
Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim.
Sevgili Özel ders verdiği minik çocuğu arar :
Bu hafta sana ders veremicem. Gelmene gerek yok.
Minik çocuk Dedesini arar :
Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok.Bu haftayı beraber geçirelim.
Dede (1.bölümdeki patron olur) sekreterini arar:
Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.
Sekreter kocasını arar :
Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.
Koca sevgilisini arar :
Bu hafta beraber olamıcaz. Karımın gezisi iptal oldu.
Sevgilisi ders verdiği minik çocuğu arar:
Bu hafta sana ders verebileceğim. İşlerim iptal oldu.
Minik çocuk Dedesini arar :
Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamıcaz. Çok üzgünüm.
Dede sekreterini arar :
Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap...
eeee?....

CENNETTE 3 KADIN...

Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler.
Cennetin kapısında onları karşılayan melek : 'Sizin burada uymanız gereken tek kural var..
O da ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın' der.
Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler.
Gerçekten de etrafta ördek doludur.
Üstlerine basmamak adeta imkansızdır.
Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar.
Hemen Cebrail belirir.
Yanında son derece çirkin bir adam vardır.
Kadını kolundan adama kelepçeler ve 'Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yaşayacaksın' der.

İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve Cebrail anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler.
Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar.
Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma acayip dikkat etmeye başlar.

Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz.
Derken bir gün Cebrail belirir.
Bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır.
Cebrail hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider.
Kadın artık mutluluktan uçmaktadır.
O güne kadar gördüğü en yakışıklı Adamla kelepçelenmiştir.
Adama döner ve 'Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi güzel bir adamla birlikte
olmayı hak ettim' der.
Adam suratı asık bir şekilde cevap verir: 'Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım'

FIKRALAR

Evlilik hayatına ilişkin derleme fıkralar.

Adam gece yarısı karısını uyandırır

-Sevgilim, aspirinin.

-Ama başım ağrımıyor ki....

-Harika!!!!''


* * *

Koca eve zil zurna sarhoş girer ve
karısına bakarak:

- Ne kadar çirkin olduğunu biliyor musun?

- Sen'de pis ve sarhoşsun diye cevap verir
karısı.

- İyi de benimki sabah'a geçecek!...

* * *

Kadın Kocasına :

- Uzun zamandan beri bana sıcak bir kelime söylemedin.

- Cehennem'de yanasın.

* * *

Eve zamanından erken dönen koca karısını yatakta en iyi arkadaşlarından
biri ile yakalar.

Adam hiç bozuntuya vermeden ve soğukkanlılıkla silahını çeker
ve arkadaşını vurur.

Kadın yatakta şöyle doğrulur:

- Bak bu şekilde davranmaya devam edersen hiç arkadaşın kalmayacak.

* * *

Yeni evli çift balayından dönerler ve kadın kocasına:

- 3 tane nur topu gibi evladımız olacak der.

- İyi de nerden biliyorsun.

- Kendileri annemin evinde bekliyorlar..

* * *

Soru: Başarılı erkek kimdir?
Cevap: Karısının harcayabildiğinden fazla kazanabilen erkektir,

Soru: Basarılı Kadın kimdir?

Cevap: Böyle bir erkek bulabilendir.

* * *

İki erkek bir lokantada oturmuş pencereden bakıyorlardı, biri :
-Karşıdan karşıya geçen şu iki kadını görüyor musun; biri karım diğeri
ise metresimdir

-Allah sana uzun ömürler versin simdi ben de aynısını söyleyecektim... !

* * *

Kadın aynada çıplak vücudunu seyrediyordu. Eşine:

-''görüntümü igrenç buluyorum, yaşlı, buruşuk. Bir iltifata ihtiyacım var.

"Eşi:''gözlerin iyi görüyor''

* * *

''Yarın 30. evlilik yildönümümüz,bunu
kutlamak için koyunu kesebiliriz.'

''Niçin?diye sorar eşi''Onun suçu değil ki.....''

* * *

''Sadakatın tanımı????''

''Fırsat yokluğu.''

* * *

Adam yanında oturan kadına fisıldar:

''Sampanya sizi güzelleştiriyor''

''Bir kadeh dahi içmedim.''

''Ama ben onuncu kadehimdeyim....

ADINI UNUTTUM...

Genç adam, yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca karısından bir bardak daha çay isterken:
'Çiçeğim, bir bardak daha verir misin..?' der. Sonra da
'Peteğim, şekersiz lütfen' diye ekler.
Kendisine 65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği tavşan kanı çayı alırken de 'Bebeğim, sana çok zahmet oldu' der.
Genç adam, yaşlı amcanın karısına kullandığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir.

'Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz..?' diye sorar.
Yaşlı ama dinç adam, '40 seneyi geçti evladım' der.
Genç adam: 'Vallahi maşallah, Allah muhabbetinizi artırsın.
Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba...'
Yanakları pembeleşmiş teyze
'Doğru, bir kaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor' deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kulağına doğru eğilerek:

'Şiişşt, çaktırma, 2 sene önce adını unuttum, hala hatırlayamıyorum....

DELİLİK ve SALAKLIK...(Fıkra)

Arabanın lastiği tam tımarhanenin önünde patlar.
Adam arabayı kenara zor yanaştırır.
Sonraki işlem malum...
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil,
Bijonlar görünmüyor bile.
Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,
çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
- Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.
Seni, lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen denileni yapar.
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir....
- Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...!


HAYAT ÇATLAK BARDAKTAKİ SUYA BENZER;SEN İÇSENDE BİTECEK İÇMESENDE.SEN HAYATI YAŞASANDA BİTECEK YAŞAMASANDA.

DÖRT AVCI

Dört Avcı, Temelin ardından ormanda ilerliyorlarmış.
Karşılarına kücük bir delik cıkmıs Temel:
-Yatın, usaklar! tavsan deligi! demis. Avcılar tam siper yere yatmışlar ve inden cikan tavsanı vurmuslar. Daha sonra büyükce bir delige rastlamışlar. Temel yine:
-Yatin, bu bir tilki ini! demis. Derken cıkan tilkiyi de vurmuslar. Biraz daha ilerlediklerinde, kocaman bir delikle karşılasmışlar. Temel:
-Usaklar, ne cikacağını bilmiyorum. Yatın, ne cikarsa sansımıza demiş. Ertesi gün gazetelerde su haber çikmis: "Dört Avci Tirenin altında can verdi"

HANGİSİ DAHA KÖTÜ

tel sesi.....

-Alo buyrun?

-Emel hanım?

-Evet efem buyrun.

-Emel Karakaş dimi??

-Evet efem.

-Hanfendi, burası ... laboratuvarı. Eşinizin test sonucu geldi ancak aynı isimde bir beyin daha sonucu var elimde ve açık konuşmak gerekirse hangisi daha kötü bilemiyorum.

-Ne demek istiyorsunuz?

-Valla biri Alzaymer digeri AİDS!

-Bi daha yaptırsak testi?

-Hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalı testler, sigorta ödemez ikinci testi!

-N'apcaz o zaman?

-Bakın biz burada düşündük şöyle bi fikir geldi aklımıza:

Kocanızı bindirin arabaya, şehrin ortasında biyerde bırakın, evi bulursa sakın bi daha onla yatmayın!

29.06.2008

Akillica...


Adamin biri Afrika'da safariye çikarken yanina minik köpegini de
almis. Minik köpek bir gün ormanda dolasip, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kayboldugunu fark etmis.
Ne yapacagini düsünürken bir de bakmis ki karsidan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyecegini
ariyor."Simdi basim dertte" diye düsünmüs minik köpek.
Etrafina bakmis yerde kemik parçalarini görmüs.
Hemen arkasini leoparin geldigi yere dönerek kemikleri kemirmeyebaslamis, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalisiyormus. Leopar tam saldiracakken minik köpek kendi kendine konusmus; "Ne kadar lezzetli bir leoparmis.
Acaba etrafta bundan bir tane daha var mi?" Bunu duyan leopar bir anda donmus kalmis ve en yakindaki agaca tirmanarak dallarin arasina saklanmis. "Tam zamaninda kurtardim yoksa
bu köpege yem olacaktim" diyedüsünmüs leopar. Bütün bunlar olup biterken bir baskaagacin üstündeki bir maymun olanlari izliyormus.
Bildiklerini kullanarakbundan sonra leopardan kurtulabilecegini düsünmüs.
Leoparin yanina giderek neler oldugunu anlatmis. Leopar kopegin
yaptiklarina çok sinirlenmis ve maymuna "Atlasirtima, gidip sunu yakalayalim" demis.
Ancak minik köpek neler oldugunu ve leoparin sirtinda maymunla birlikte süratle kendisine yaklastigini fark etmis. "Simdi ne yapacagim" diye düsünürken kaçmaya tesebbüs etmemis. Bunun yerine arkasini leoparin geldigi yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmis. Tam leopar saldiracakken yine kendi kendine konusmus; "Bu aptal maymun da nerede kaldi? Yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!"

Diplomasi böyle birsey iste...
(Yapabiliyorsan; hizli düsün, sakin ol, güçlü görün, düsmanini kendi silahi ile yen.)

5.06.2008

Eşşek yol yapımı (Fıkra)


Malum zamanların birinde Kayseri'de

Amerikalıların yardımı ile karayolu çalışmaları yapılıyormuş.
Bölgeye yakın bir köyde de Köylüler bir patika yolu yapıyorlarmış.
Bunun için bir eşeği tepeye doğru kovalayıp onun geçtiği yeri sertleştirerek
yolu tamamlıyorlarmış.
Malum hayvan içgüdüsel olarak hedefe doğru en az yorucu yolu seçer ya!...
Bu köylüler, O sırada orada vazifeli olan bir Amerikalı mühendisin dikkatini
çekmiş.
Mühendis olanları merak ederek tercümanı -ya da karayolu projesinin bir Türk
Yetkilisi-ile yanlarına gitmiş
-"Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz burada böyle?"
İçlerinden en uyanık olanı;
-"Yol yapıyoz" diye cevap vermiş.
-"E, bu eşek ne işe yarıyor?"
Köylü genel işlem sırasını şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun nereden
geçeceğine karar verdiğini söylemiş.
Amerikalı mühendis çok ilginç bulduğu bu fikre yerlere yatmış gülmekten:
-"Eee...Eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?"
-"O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoruz!!!!!":)

ADAMIN BİRİ ...

Adamin biri bir gun Ingiltere'ye gezmege gitmek istemis.
Tabi ingilizce bilmediginden arkadasina sormus:
"Yahu ben Ingiltere'ye gidince onlarla nasil anlasacagim?" demis.
Arkadasida: "Bak konustugun her cumlenin sonuna 'ing' koy ,
onlar senin ne demek istedigini anlarlar" demis.Ve adam ingiltere'ye gitmis ve solugu bir cafede almis.
Arkadasinin taktigini uygulamaya baslamis ve garsonu cagirmis:
"Sen bana bir cay getirebiling?" demis ve garson saskin saskin cay getirmeye gitmis. Garson cayi hemen getirmis.
Adam : "Bak , ben ne guzel ingilizce konusuyoring degiling?"demis.
Garson lafi yapistirmis: "Ben Turk olmaying , bok icerdin caying!"

ADAMIN BAŞINA GELENLER

Adamın Başına Gelenler
Gece yarısı tuvalete kalkan bir adam lavaboya giderken evin içinde birini görmüş ve bu kişiye yumruk atmış. Meğerse gördüğü aynadaki yansımasıymış.Yumruğu aynaya gelince kesilen eli kanamaya başlamış.Gürültüye eşi uyanmış ve Eşinin elini görünce koşmuş alkollü Pamuk yapıp eşinin yarasına basmış. Adamın açık,kanayan yarası alkolle daha da acımış ve adam sinirlenerek tuvalete atmış pamuğu.Sonra sıkıştığı için tuvalete oturmuş bu arada da bir sigara yakmış. kibritini de tuvalete atınca poposu alkollü pamukla tutuşmuş.Can havliyle fırlayınca kafasını banyodaki dolaba çarpmış kafası da kanamaya başlamış.adamı yüzü koyun yatıran eşi 112 sağlık servisini aramış.Gelen 112 ekibi karşılarında eli kesik poposu yanık, kafası kanayan bir adamı görünce şaşkın bir şekilde adamı apartman dairesinden indirirken merdivenlerde olayın oluşunu sormuşlar.Olayları anlatan hastayı dinleyince gülme krizine girip sedyeyi ve adamı düşürmüşler.yeni bir 112 getirmişler ki böylece adamı hastahanede götürmüşler .Adamı ziyaret eden yakınlarına eşi hastahanede sakın nasıl olduğunu sormayın diye sıkı sıkı tembih ediyormuş.