Blogda Ara

26.08.2008

VE SÖZÜN BİTTİĞİ YER - Oktay Yıldırım

Neresi sözün bittiği yer?

Bu söz ne vakit yerini icraata bırakacak?

Yoksa savaşlar bundan sonra âşık atışması kıvamında söz düellosu olarak mı yapılacak?

Hem bu adette neyin nesidir anlamadık. Bir aşiret reisi haddini aşıyor diye, insanlık tarihinin en eski devletinin yetkilileri bu adama cevap veriyor. Bu anlaşılmaz, anlaşılmaması gereken bir şeydir.

Eğer bu adama ille de cevap verilecekse veyahut ille de bu adamı kasteden
açıklamalar yapılacaksa bu açıklamaları yapacak olanlar meclis başkanı veya
Genel Kurmay Başkanı veya Dışişleri bakanı değildir.

Ciheti askeriyeden yapılacak açıklama için, Gn. Kur. Başkanlığı nizamiyesinde kayıt kabul ile görevli bir onbaşı bile bu açıklamayı yaptığında bu adamı yeterince onurlandırmış olur zaten.

Hükümet adına ise yine benzer bir görevle iştigal eden sıradan bir memur yeter de artar bile. Makam sahipleri ise bu konularda açıklama yapmak yerine gereğini yapmak üzere talimatlar vermelidir sadece.

Tanımadığınız adama cevap vermezsiniz, gereğini yaparsınız.

Gereği nedir?

* Habur sınır kapısı bir gecede kapatılır.

* Nusaybin, Öncüpınar ve Akçakale sınır kapılarının açılması, açık
olanların kapasitelerinin artırılması için çalışmalara başlandığı ilan
edilir ve bu çalışmalar derhal başlatılır.

* Ovaköy sınır kapısı açılacak ve Habur’dan yapılan ticaret buradan
yapılacak.

* Kuzey Irak’a yapılan ucuz elektrik satışı derhal durdurulacak.

* Mersin serbest ticaret bölgesinde yaptıkları ticaret derhal
durdurulacak.

* Kurdukları paravan şirketlerin ve faaliyetlerinin tespit edilmesi
için derhal çalışmalara başlanacak.

* Irak ile iş yapan tüm firmalar derhal mercek altına alınacak ve bu
firmaların Irak’ın kuzeyindeki faaliyetleri kısıtlanacak hatta durdurulacak.

* Türk bankalarındaki mal varlıklarına derhal tedbir koyulacak ve bu
varlıkları hangi şirket, kişi veya kurumlar aracılığıyla yönettikleri
belirlenecek.

* Elektrik satışı derhal durdurulacak.

* Türk hava sahası, yabancı ülkelerden yapılanlar dâhil, Irak’ın
kuzeyine yapılan tüm uçuşlara derhal kapatılacak.

* Ülke içindeki işbirlikçilerinin ve kullandıkları basın organlarının
terör örgütü ve haddini bilmez aşiret ağaları lehindeki tüm faaliyet ve
yayınları derhal durdurulacak.

* AB ve ABD ile ilişkiler milli menfaatler düzeyinde sınırlandırılacak.

Daha yapılacak çok şey vara ama siz bu kadarını yapın bakalım çatlak bir tek
ses kalacak mı?

Biz ne yapıyoruz?

Konuşuyoruz.

Konuşmak kolay olunca kendini bir şey zanneden o herifler de konuşuyor. Hem
öyle bir konuşuyor ki bu defa cevap vermek zorunda bırakıyor. İçerdeki de
konuşuyor dışarıdaki de, tehditler savruluyor.

"İç işlerimize karışırsanız bizde sizinkine karışırız" diyor adam.

Siz cevap veriyorsunuz. Sonra çıkıp diyor ki bizim sınırlarımızdan içeri girerseniz sizi güllerlekarşılamayız haberiniz olsun.

Sonra siz yine cevap veriyorsunuz.

Bu defa adam çıkıp "iç işlerimize karışanın elini keseriz" diyor.
Ne olacak şimdi?

"Bizden birisi de çıkıp biz de senin kolunu keseriz" mi diyecek?

Sonra karşı taraf, ayağınızı da keseriz diyecek.
Sonra biz, biz de burnunu, kulağını mı diyeceğiz?

Bu kısır döngü ne zamana kadar devama edecek?

Şu haddini bilmezlere hadlerini bildirmezseniz artık sözünüzün ve
konuşmanızın da bir etkisi kalmayacak. Bu haddin bildirilme yeri de Kuzey
Irak değil, bizatihi Türkiye’dir.

Sözün değil işin zamanıdır, susturun şu herifleri, kesin ekmeklerini bakalım bir daha tek kelime edecekler mi?

Ne demiş atalar;

“çok verirsen yüzsüz olur, çok söylersen arsız olur”.

Atalar sözünü iyi dinleyin ağalar, önce her şeyi verip yüzsüz ettiğimiz
adam, şimdi arsız olmuş bizi tehdit ediyor. Zamanında çok vererek yaptığımız
hatayı bu kez çok diyerek yapmayalım.

Barzani, Mahmut Meşhedani ve Kemal Kerküki denen bu Irak Meclisi
bilmem nelerine verilecek cevap, soluk ve yemek borularını tıkamak olmalıdır
ki bundan sonra sözümüz, hem Türk kamuoyu ve hem de uluslar arası kamuoyu
nezdinde söz olsun.

Benim devlet büyüklerimin sözü öyle söz olsun ki tutulsun, yumuş olsun
buyurulsun, benim büyüklerim konuştuğunda diğerleri sussun.

Dizliye diz çöktürüp, başlıya baş eğdirmezseniz bunlar olmaz. Çünkü Türk
devletinin büyükleri, şu anda binlerce yıllık makamları işgal etmektedir,
yoksa Madam Gerthrude Bell’in cetveliyle çizilip, Milletler Cemiyetinin
lütuflarıyla kurulmuş bir ülkenin makamlarını değil.

Bizim dengimiz Barzani veya Mahmut bilmem ne olmamalıdır.

Yunus ata der ki;

Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola ağulu aşı;
Bal ile yağ ide bir söz.

Biz küpe olsun kulaklara diye söyledik, hatırlattık söz bitmişse söylemeyi
bırakıp postallarımızı da giyeriz elbet.

Söz söylemek nasıl erenlerimizden kalmışsa, kabza tutmak ta bize Alplerimizden, dedelerimizden kalmıştır, hiç yabancılık çekmeyiz.


“VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN”

13–04–2007

VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN

OKTAY YILDIRIM

Hiç yorum yok: